24 Kasım 2010 Çarşamba

İzmir’in kızları

Bir varmış, bir yokmuş ortada bir İzmir’in kızları efsanesi döner dururmuş. İnsanlar maddeler halinde açıklamaya çalışmış İzmir’in kızlarının özelliklerini, örneğin demişler ki:

1) İzmirli bir kız; hastalıktan ölse bile kuafördeki randevusuna geç kalmaz.
2) İzmirli bir kız; içince sapıtmaz. Zira sapıtması için içmesine gerek yoktur.
3) İzmirli bir kız; kumruyu sadece bir cins kuş sananlara, her kuşun etinin
yenmeyeceğini çok güzel öğretir.

(böyle 40 maddelik bir ferman hazırlamışlar, eklemek istediğiniz maddeler olursa lütfen e-posta adresime yollayın) Ama insanlar aydınlanmamış, hala nedir bu işin sırrı diye merak edip durmaktaymışlar. Yine Sezen Aksu imdada yetişmiş olayı aydınlatıcı dizeler döktürmüş. Hiçbir topuk tıkırtısı bu kadar davetkar çalamaz demiş mesela. Dişiliklerini, analıklarını, efeliklerini anlatmış. Savaşta da aşkta da nasıl esaslı bir duruş taşıdıklarını, kordon boyunu, körfezi, yakamozu, meltemi, balkonlarda açan yaseminleri anlatmış.

Baba sen de ne biçim takardın
Kısa eteklerime benim
Merdiven altında
Dizimden belime kıvırıverirdim

Baba sen anasına bakıp da
Kızını almayacaktın
Küfürlerine anneannemin
Öyle gülmeyecektin

Kitabında korku olmayan, delikanlı makamında harmandalı oynayan, yeri gelince efelenen, 80 yaşında da olsa asmalarda üzüm, yosmalarda gözüm biraz daha büyürse çapkınlıkta gözü olan, ama insan ayırmayan, Anadolu’nun en batısı, Avrupa’nın en doğusunda yaşayan…

Çok söze gerek yok.

İzmir’in kızları çırasını yakar adamın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder