‘Zamana hakimsen hiçbir şey iniş ya da çıkış değildir’ dedi, 2008’in son ayında bir bilen kişi. İnişler, çıkışlar, krizler, düşüşler, kalkışlar, yenilgiler, zaferler nasıl oluyor da zamana hakim olunca gerçekten var olmuyorlar? Yani biz var olduklarını zannediyoruz. Ama aslında olan öyle olmuyor.
Aslında belki gerçekten her şeyi zannediyoruz. Yani zannetmek güzeldir diyoruz. Belki kriz ‘psikolojik’se, kriz var zannediyoruz. Yoksa her şey çok güzel olacak diyor, mutlu oluyoruz.
Tamam, belki yaşamak zaten zannetmek, ama aç kalmak, parasız kalmak nasıl olur da iniş hali olmaz mesela? Ya da tam tersi… Belki gerçekten bazen kaybolmak, kendini bulmak oluyor ve dolmak için boşalmak gerekiyor. Belki zamana hakim olmak gerçekten bütün bunlara hakim olmak oluyor. Belki hala boşanmak için 2 şahit gerekiyor ama ‘zamana hakimsen, her şeye hakim’ oluyorsun. Hakim değilsen, bir şeyi kaybettiğinde neler kazandığını bu eksik hakimiyet kudreti ile anlayamıyor, kuduruyorsun. Kaybettiğini zannediyorsun. Su boğar, ateş yakarmış, taşın sert olduğunu insan bu yaşa gelince anlarmış diyor, büyüdüğünü zannediyorsun. Yaş 35, yolun yarısı, zamana hakimsen bir aritmetik hatası oluyor senin için.
Matematiği seviyorsun hep zor gelmiş olsa da. Matematik insana hep zor gelir zaten, aritmetik…1 yıl kaç gün 365 gün mü? 365,242199 gün mü?
Vazgeçiyorsun. Yaşamayı seçiyorsun. Zamanı kutlamayı öğreniyorsun. Öldürmeyen her darbe artık seni güçlendiriyor. Yaşamı kutluyorsun.
Ya da öyle zannediyorsun.
Aşk, para, zaman sizinle olsun. Bol olsun bu yıl.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder