Gül söylemez gizini
Güvercin kaybeder izini
Akarsu bulur denizini
Havai fişeklerle hayatı kutlarsın
…
Sezen Aksu
Türkiye kutlamalar açısından da başka pek çok alanda olduğu gibi zengin bir birikime sahiptir.‘Kutlamalar’, festival, bayram, şenlik, şölen, anma töreni gibi pek çok terimi çağrıştırır.
Kırşehir’de Ayı Gezmesi, Ankara’da Köse gezdirme, Sivas’ta Saya Gezme, Bolu’da Ferfene, Manisa’da Mesir Şenliği, Erzincan’da Hızır Cemi, İskenderun’da Yumurta Bayramı, Samsun’da Çiğdem Günü, Hıdrellez, Mayıs Yedisi, Yağmur Duaları, Yayla Şenlikleri, Bağbozumları, Aşure Şenlikleri…
Gediz’de Tarhana festivali, Maçka’da Kültür ve Sanat Festivali, Şaphane’de Kiraz Festivali, Maçka’da Kültür ve Sanat Festivali, Eşme Kilim Festivali, Ünye Kültür Sanat Turizm Festivali, Sarımsak Festivali, Domates Güzelleri…
Hayatı kutlamak, yaşamı kutlamak, nereden neden ve nasıl çıkmış peki ortaya?
Dünya var olduğundan beri insanlar sadece savaşmamış, şenlikler, kutlamalar da insan hayatının bir parçası olmuş. İyi ki de olmuş, festival gibi olmasa hayata başka türlü nasıl katılmak isterdik? Nasıl katlanırdık?
Festivaller, Şölenler, Bayramlar,
Karnavallar ve Şenlikler
Üzerine…
En eski çağlardan beri, dünyanın çok sayıdaki farklı toplumlarda, yeni yılı, mevsimleri ve farklı pek çok şeyi toplu törenlerle kutlamak bir gelenek olmuş. Bu törenler basit bir eğlence ya da oyalanma değil, özünde, insanın yaşam kaynakları üzerinde denetim sağlamaya da çalışmış, çok farklı nedenlerle de yapılmış. Ve insanlığın tarihi kadar eski bir olgu olarak günümüze kadar ulaşmış.
İngilizce bir kelime olan ‘ritüel’ ‘ayinle ilgili olan’, ‘tören’ diye geçer sözlüklerde.
Hayattaki karşılığı nasıldır acaba bu kelimelerin? Tören, ‘Kutsal’ olan ile ilgili simgesel ve öteden beri var olan anlamlar taşıyan geleneksel eylem ve uygulamaların bütüne denmiş. Bu uygulamalar ‘ayin’- ‘tören’ (ritus) kavramının özünü oluşturmuş. Bu eylemlerin belirli bir sistem içinde bir araya gelmeleriyle ‘tören’ (ritüel) meydana gelirmiş.
Uzun yılların birikimi olarak ‘gelenek’ tarafından belirlenen törensel davranışlar bu eylemlerin temelini oluşturmuş. Tüm bu olup bitenin temel amacı ise ‘kutsal’ olanın, ‘özel’ olanın, zaman içinde bozulmadan aktarımıdır. Tersi bir durum belki de evrenin düzenini yıkacak, dengeyi bozacakmış.
Bu özel kutlamalar, içinde bulunduğu topluluğun sosyal düzeni içinde ‘kutsal zaman’ ve ‘kutsal mekân’da gerçekleştirilirmiş. ‘Tören’ in esas amacı ait olduğu toplum için doğa ve kültür arasındaki ilişkiyi kurması imiş. Kutlamalar özünde evrenin birliğini ve bütünlüğünü onaylar gibiymiş. Bu kutlamalar aynı zamanda insan köklerini ve yaşama bağlılığını güçlendirmeye yararmış. Yaratılan yoğun duygular ve genişleyen bilgi sayesinde toplumsal bilinç düzeyini yükseltirmiş.
Tüm bu uygulamaların kaynağı, gelenekler, doğa ve efsaneler olmuş. Efsaneler, mit (mitoloji), menkıbe gibi halk anlatıları ‘kutsal’ olanın bilgisi ise, ‘ ayin (ritüel) ’ ‘tören’ bu bilginin doğrudan aktarılışı uygulaması olmuş.
Dünya var olduğundan beri, dünyayla beraber var olan hemen her olayın ‘tören’ (ritüel)i olmuş, bu zaman içinde festivalleri, karnavalları, şenlikleri, bayramları doğurmuş.
Yağmur duaları, ürünlere nazar değmemesi, bereket sağlamak için boynuz ve başka nesnelerin tarlaya ya da ağaçlara asılması gibi nesneler asılması çok yaygın olmuştur. Kurban törenleri, yaşamda bir evreden diğerine geçiş aşamaları törenleri gibi. Düğünler, sünnetler, cenazeler, doğum günleri gibi.
Ülkemizde yörelere has ürünlerin ad sahipliğini yaptığı karpuz festivali, kavun festivali gibi ve birçok yayla kendi festivallerine ev sahipliği yapar olmuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder